“Yazmak iletişim kurmak değil direnmektir.” Direnmek neşe verir.

20 Kasım 2014 Perşembe

ödül töreninde. neden yapıldığı meçhul konuşmaları sabırla dinliyor. onur konukları kendi anılarını anlatıyorlar. salonda utanç duygusu hakim. "lafı fazla uzatmayacağım." ödüller. ödüllerle arası yok hiç. aslında yönetmen bile değil. isimsiz ölebilmiş kişilerin şanslı olduğunu düşünüyor. ün kötü bir şeydir, popüler olmak kötüdür. insanlar sana hayran mı oluyor, hemen sana acımalarını sağla. hem gözlerinden düşersin hem daha çok severler seni. daha ne!
ödül alan filmleri kısa kısa gösteriyorlar. bu festival güzel festival, diğerleri gibi değil. kısa da olsa kısa filmlerden kısa kısa gösteriyorlar. olsun. gösterilen kısımlarda kürtçe konuşuluyor hep. muhalif çevre içinde azınlıktır sünni hetero türk erkeği. eksiklik ve suçluluk bırakmaz peşini. azınlık arkadaşları tarafından engel görülür doğuştan gelen kimliği. sinema yapıyorsa bir de, ilk filminde beklentileri karşılamalıdır, kendi istediği filmi çekmesi için önce en az iki tane malum çevre tarafından onaylanacak işler yapmalıdır. olsun, ne kötülük var bunda. kötü değil ya.
ödül alamadı. başkasına verdiler. bir başkasına. hani ben bir başkasıydı. neyse.
jüri kalp kırmamak için iki tane de özel ödül veriyor. bir çeşit avuntu. ödülünü almaya çıkıyor yönetmenler. mikrofonu ikisinin arasına uzatıyor tok sesli sunucu. takım elbiseli tez canlı yönetmen ani bir hareketle kapıyor mikrofonu. "ekibİMe teşekkür ederim" diyor. "geçen gün yine festivaldeyim, babamla konuşuyorum. dedim ki baba ben şuan ikinci öneme sahip festivaldeyim. birincisi gelecek ay..." uzatıyor konuşmayı. belli ki ileride bol bol onur konuğu olup bol bol uzatacak lafı. sonra diğer yönetmen alıyor mikrofonu: "ödülü öldürülen işçilerin ailelerine ve rojavada onuru korumak için savaşan insanlara adıyorum". sessizlik. alkış.
bizimki ikinci yönetmenin söylediklerinden çok birincinin küçük düşmesiyle ilgileniyor. kendi kendine:
-ne işin var senin burada?
-ne demek ne işim var, ödül töreni işte.
-neden gönderdin filmini, göndermeyeydin.
-e işte insanlar izlesin. izlensin. ödül alırsa daha çok festivale kabul alır, daha çok insan izler. hem insanlar ödül alan filmleri izler, ödül aldıysa daha çok beğenir.
-buraya neden geldin? madem bu kadar küçümseyecektin burada olup biteni, neden geldin?
-ne yapabilirim? küçümsemezsem eğer, kıskanıyorum.