“Yazmak iletişim kurmak değil direnmektir.” Direnmek neşe verir.

22 Ağustos 2014 Cuma

tamircide. kadın başına hem de. baban yok muydu diyor usta. gülümsüyor kadın. babam da yok kocam da. çırakla göz göze geliyorlar. hemen gözlerini kaçırdı çırak. yanakları al al şimdi. olsun kızım diyor usta. müşteri misafirimizdir bizim. hem uzaktan gelenin anlatacak hikayesi olurmuş. anlat hele. buralı değilsin sen heralde?

buralı aslında ama istanbuldaydı uzun zamandır. döndü şimdi. kocası bile vardı, boşandılar. son tartışmaları fenaydı ama. kocasının kişisel gelişim ve türevleriyle insanları özgürleştirme mücadelesi veren arkadaşını, kısa sürede özel mülkiyet ortadan kalkmadan bedenlerin özgürleşemeyeceğine ikna etmişti. kocasının arkadaşı ikna olmasına karşın onu hayalperest olmakla suçladı. bu suçlamaya karşı attığı hisserik kahkaha --bu kahkaha sen mi hayalperestsin ben mi anlamına geliyordu-- işte o kahkaha bardağı taşıran son damla oldu. kocası mumları söndürdü. odayı havalandırmak için pencereyi açtı. bitti dedi, benden bu kadar.

usta diyor ki fan motoru yanmış arabanın. değişmesi lazım. gerekli zamanda değişikliği yapmazsan ilerde daha çok masraf çıkarır sana. değiştireceksin kızım, geç olmadan değiştireceksin. ama ayrılmakla kötü etmişsin. ailedir sonuçta. çözerdiniz sorunları. kocan seni kapıdan kovsa bacadan gireceksin. öyle değil mi lan. çırağı olduğu için ona lan diyebiliyor. çırak arabanın altında. elleri, yüzü yağ lekesi. gülümsüyor. doğrudur usta diyor. dişleri bembeyaz.

aile insan haklarına aykırıdır. bu başlıkta bir sunum hazırlamıştı, onu hatırlıyor. sunumdan sonra soru soran çıkmayınca ev arkadaşı almıştı mikrofonu, sunumdan önce anlaştıkları gibi sormuştu sorusunu. 'bu çok önemli bir soru, teşekkür ederim, şimdi şöyle ki...' sunumu yaptıktan bir sene sonra fırlattığı gelin çiçeğini de yine aynı arkadaşı yakaladı. çok eğlendiler düğün günü, çok ağladılar.

yoldalar. yeni parça almaya gidiyorlar. çırak yolu biliyor. utangaç. kadın, sıcak mı diye soruyor. çırak terlemiş. yok abla diyor iyi böyle. sözler ağzından zorla çıkıyor. kadın pencereleri açıyor. arabanın üstü bile açılıyor. kısmen. sanruuf diye bağırıyor çocuk. ilk defa böyle coşkulu. başını yine öne eğiyor sonra. kadın ne zamandır çalıştığını soruyor çocuğa. beş yıldır çalışıyor çocuk. yaşın kaç ki senin diyor. çocuk üç tane kardeşim var benim diyor.

tam iki saattir bekliyorlar. ustası çocuğu arayıp duruyor. çırağın gözleri korku dolu. satıcı sırıtıyor. şimdi gelir abla, gördün işte gitti bizim çocuk motorla. çocuğun motorda ne işi var diyemiyor kadın. kasketi soramıyor bile. çırak gözlerinin kenarıyla kadının bacaklarına bakıyor. satıcının gözleri daha yukarılarda. çaycı çay getiriyor, baştan ayağa süzüyor kadını. iki adam beliriyor dükkanın önünde, şöyle bir kadına bakıyorlar. kadın da onlara bakıyor. adamlar dönüp gidiyor. yüzlerindeki ifade değişmiyor. bütün bunlar çaycının çayı masaya koyma süresi içinde oluyor.

sen demişti kocası, sığınacak liman arıyorsun. ben bu kadar sorumluluk alamam. ben kimsenin sorumluluğunu alamam. sen kendine yeni bir baba arıyorsun. o ben olamam. yahu demişti kadın cevap olarak. daha fazlası çıkmadı ağzından. konuşsaydı, asıl sen kendine bakacak kız arıyorsun diyecekti. al işte bu mistik --özellikle acıtmak için mistik diyecekti-- arkadaşın senin, kızın yaşında. hadi abartmayalım, onbeş yaş var aranızda. biliyorum işte onla evleneceksin de suçluluk duygunu yenemiyorsun. benden ayrılmamı bekliyorsun. ayrılmayacağım ulan, sen ayrılana kadar ayrılmayacağım. ayrılmıştı sonra. o yalnız başına çıktı tatile, kocası kişisel gelişimci arkadaşıyla.

hayır yani diye bağırıyor şimdi kadın satıcıya. gelmeyecekse gelmeyecek deyin. beş dakka on dakka diye iki saattir bekletiyorsunuz. satıcı önündeki deftere bir şeyler yazıyor. kadın hızını alamıyor. bu çocuğun ustası işten atacak şimdi onu. kendim için değil yani, nedir sonuçta bekleriz. çırak kadına bakıyor, gözleri parlıyor. satıcı, ustan kim senin diye soruyor çırağa. ustasını arıyor. kadına dönüyor sonra, tamam hallettim kızmayacak ustası.

demek ki burada işler böyle yürüyor. çay geliyor. satıcı, kadın ve çırak çay içiyorlar. çaycı gelip boşları alıyor. bu defa ayaktan başlıyor süzmeye. çırak çaycıya ters ters bakıyor. daha da ileri gidip ayağına küçük bir çelme takıyor. çaycı çocuğa bakıyor, kulağına eğilip üflüyor. kafasını canını acıtacak şekilde okşuyor sonra. satıcı ve çaycı kahkaha atıyorlar. hep böyle şakalar yapar diyor bu çaycı. çırak dudağını ısırıyor. kadınla göz göze gelemiyorlar.

aldık usta diyor telefonda, geliyoruz. yarım saattir arabadalar. oysa gelişleri on dakika sürmüştü. kadın aynı yerde dolandıklarını hissediyor. hah diyor çırak, istemsizce çıkıyor bu ses ağzından. ilerde çırağa benzeyen çocuklar görüyor kadın. çırak pencereleri açıyor, sanruufu bir de. müziğin sesini yükseltiyor. çocukların yanından geçerken kadının anlamakta zorlandığı bir takım mimikler yapıyor. çocuklar işaret parmaklarını ileri geri sallıyorlar, başlarını sağa sola. sen kullanmak ister misin diyor kadın. çocuk şimdi direksiyonda. aynı yeri tekrar dolanıyorlar. aynı çocukların yanından geçerken kornaya basıyor bu defa çocuk. elini sanruuftan dışarı çıkarıyor.

kentsel dönüşümle ilgili de bir makalesi var kadının. bir an kendiyle gurur duyuyor. şimdi memleketinde. ne yapmaya geldi buraya? işini gücünü bırakıp çiftçilik mi yapacak? kocasının baskısıyla organik tarım öğrenmişti bi ara. buradaki insanlara.. hemen vaz geçiyor. organik olan ne varsa çıkaracak hayatından.

ustasının attığı tokat dikkatleri çocuğun üzerine çekti. sanayideki herkes bir an için çırağa bakıyor, sonra dönüp işlerine devam ediyorlar. çırak gülüyor. bir saat olmuş siz ordan çıkalı nerde kaldın sen diyor usta. ben yavaş kullanıyorum diyor kadın ama kar etmiyor. çırak gizliden bi hareket yapıyor kadına: sen karışma. on gün para almadan çalışacaksın diyor usta, çalışırız diyor çırak, çalışırız usta.

fan motoru takıldı. çırak arabayı baştan aşağı süzdü, her şeyini kontrol etti. arabanız hazır diyor usta, bizim çocuğun kusuruna bakmayın, beklettik sizi onun yüzünden. kadın arabasına biniyor. pencereleri, müziğin sesini ve sanruufu açıyor. çırak dikiz aynasında küçülmeye başlıyor, ustasının arkasında, dişleri bembeyaz. kadın hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyor.